• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
YENİ YAZILAN SERBEST ŞİİRLERİM
Site Menüsü

ANILARIM VE BEN

 

    

ÖNSÖZ

 

Bir insanın yaşamı yalnızca doğduğu ve öldüğü tarihler arasına sıkışmış bir zaman dilimi değildir. İnsan, yaşadığı coğrafyanın, tanıklık ettiği olayların, sevdiği insanların, uğruna mücadele ettiği düşüncelerin ve belleğinde taşıdığı acıların toplamıdır. İşte bu kitap da tam anlamıyla böyle bir belleğin ürünüdür.

"Anılarım ve Ben" yalnızca bir anı kitabı değildir. Bu eser aynı zamanda bir köy çocuğunun yaşam serüveni, bir emekçinin iç dünyası, bir halk ozanının tanıklıkları ve bir dönemin toplumsal panoramasıdır. Sayfalar ilerledikçe okur yalnızca Ali Turalı'nın yaşamına değil; Anadolu'nun yoksul köylerine, işçilerin dünyasına, siyasal mücadelelere, dostluklara, kayıplara ve umutlara da tanıklık etmektedir.

Beylice Köyü'nün toprak kokusundan İstanbul'un işçi mahallelerine, Ankara'nın hüzünlü sokaklarından Anadolu'nun acılarla yoğrulmuş coğrafyasına uzanan bu anlatılar, bireysel anıların ötesinde toplumsal bir hafıza oluşturmaktadır. Yazar, yaşadığı olayları yalnızca anlatmakla yetinmemekte; onları sorgulamakta, yorumlamakta ve geleceğe not düşmektedir.

Bu kitabın en önemli özelliklerinden biri samimiyetidir. Burada yapay bir kurgu, süslü anlatım ya da okuru etkileme çabası yoktur. Her satır doğrudan yaşamın içinden gelmektedir. Kimi zaman bir dostun ardından dökülen gözyaşları, kimi zaman bir babaya duyulan özlem, kimi zaman köyün sessizliği, kimi zaman da toplumsal adaletsizliklere duyulan öfke satırlara yansımaktadır.

Ali Turalı'nın ozan kimliği bu eserin hemen her bölümünde hissedilir. Şiirin diliyle yoğrulmuş bir anlatım, günlüklerin ve anıların içerisine doğal bir şekilde yerleşmiştir. Bu nedenle kitap yalnızca hatırlama eylemi değildir; aynı zamanda duyumsama ve yeniden yaşama sürecidir.

Toplumcu gerçekçi edebiyat geleneğinin önemli özelliklerinden biri, bireyin hikâyesiyle toplumun hikâyesini bir araya getirebilmesidir. Bu eser de tam olarak bunu yapmaktadır. Köy yaşamından işçi sınıfına, siyasal mücadeleden insan sevgisine kadar genişleyen anlatılar, bir kişinin yaşamını aşarak bir dönemin tanıklığına dönüşmektedir.

Kitabın birçok bölümünde ölüm, ayrılık ve kayıp duygusu öne çıkmaktadır. Ancak bu karamsar bir teslimiyet değildir. Tam tersine, yaşanan acılardan geleceğe dönük bir bilinç çıkarma çabasıdır. Yazar, unutmaya karşı hafızayı; sessizliğe karşı sözü; yalnızlığa karşı dayanışmayı savunmaktadır.

Bugün hızla unutulan, tüketilen ve yok sayılan bir çağda yaşarken, anıların kayda geçirilmesi büyük önem taşımaktadır. Çünkü hatırlamak aynı zamanda direnmektir. Geçmişe sahip çıkmak, geleceğe söz bırakmaktır. Bu eser de tam olarak bunu yapmaktadır.

"Anılarım ve Ben", yalnızca yazarın kendi yaşamının hikâyesi değildir. Anadolu'da yoksulluk içinde büyüyen çocukların, alın teriyle yaşayan emekçilerin, dostlarını kaybeden insanların, düşüncelerinden vazgeçmeyenlerin ve geleceğe umut bırakmak isteyenlerin ortak hikâyesidir.

Bu nedenle okur, bu kitabın sayfalarını çevirirken yalnızca Ali Turalı'yı değil; kendisini, çevresini, yaşadığı toplumu ve geçmişini de görecektir.

Belleğin kaybolmadığı, insanın insana yabancılaşmadığı, dostluğun ve dayanışmanın sürdüğü bir dünya özlemiyle…

Saygıyla.

 

SUNUŞ

Elinizde bulunan "Anılarım ve Ben – Günlüğüme Yansıyanlar" adlı eser, uzun yılların birikimiyle ortaya çıkmış bir yaşam günlüğüdür. Bu kitapta yer alan yazılar farklı zamanlarda kaleme alınmış olsa da ortak bir duygu etrafında birleşmektedir: Yaşananları unutmamak ve unutturmamak.

Çocukluk yıllarından başlayarak köy yaşamı, emek mücadelesi, dostluklar, toplumsal olaylar, siyasal gelişmeler, kayıplar, özlemler ve insan ilişkileri bu kitabın temel konularını oluşturmaktadır. Kimi zaman bir günlük sayfası, kimi zaman bir mektup, kimi zaman bir anı, kimi zaman da bir iç konuşma biçiminde karşımıza çıkan metinler, yazarın yaşamına ait önemli durakları gözler önüne sermektedir.

Bu çalışmada anlatılan olayların büyük bölümü birebir yaşanmış deneyimlerden oluşmaktadır. Bu nedenle kitap, yalnızca kişisel bir anlatı değil; aynı zamanda belli bir dönemin toplumsal tanıklığıdır.

Bir köy çocuğunun yaşadığı yoksulluklar, işçilik yılları, edebiyatla tanışması, halk ozanlığı geleneği içerisindeki yolculuğu ve toplumsal olaylara duyarlılığı, eserin temel omurgasını oluşturmaktadır. Bunun yanında dost kayıpları, baba özlemi, memleket hasreti ve insan sevgisi de kitabın duygusal yönünü güçlendirmektedir.

Bu kitap hazırlanırken herhangi bir edebî gösteriş amacı güdülmemiştir. Amaç; yaşananları olduğu gibi aktarmak, gelecek kuşaklara bir iz bırakmak ve belleğin kaybolmasına izin vermemektir.

Okuyucunun bu satırlarda kendi yaşamından parçalar bulacağına, kimi zaman hüzünleneceğine, kimi zaman düşüneceğine ve kimi zaman da geçmişi yeniden sorgulayacağına inanıyorum.

Yaşamın içinden süzülüp gelen bu anıların, okurla buluşması ve yeni düşüncelere kapı aralaması dileğiyle…

Ali Turalı
Komünist Ozan – Kul Sefili

YAZARIN KALEMİNDEN

İnsan yaşadıklarını unutmak için değil, hatırlamak ve geleceğe bırakmak için yazar. Ben de bu kitabı tam olarak bu düşünceyle kaleme aldım. Çünkü insanın yaşadığı acılar, sevinçler, dostluklar, ayrılıklar, mücadeleler ve anılar zamanla unutulmaya yüz tutsa da yazıya döküldüğünde yaşamaya devam eder.

"Anılarım ve Ben" uzun yıllar boyunca tuttuğum notların, günlüklerin, gözlemlerimin ve yaşadığım olayların bir araya gelmesinden oluştu. Bu kitapta çocukluğumun geçtiği Beylice Köyü'nün toprak kokusu da vardır, büyük kentlerin yalnızlığı da. İşçilik yıllarımın yorgunluğu da vardır, halk ozanlığı yolunda yaşadığım deneyimler de.

Hayatım boyunca emekten, halktan, dostluktan ve insandan yana olmaya çalıştım. Yazdığım şiirlerde olduğu gibi anılarımda da halkın yaşamını, emekçinin alın terini, yoksulluğu, dostluğu, sevgiyi ve mücadeleyi anlatmayı görev bildim. Çünkü inanıyorum ki bir halk ozanı yalnızca saz çalıp türkü söyleyen değil; yaşadığı topluma tanıklık eden, halkının acısını ve sevincini paylaşan kişidir.

Bu kitapta yer alan olayların birçoğu bizzat yaşadığım, tanık olduğum ya da derinden hissettiğim olaylardır. Kimi zaman bir dostun ardından duyulan özlem, kimi zaman köyümün hüznü, kimi zaman babama duyduğum hasret, kimi zaman da ülkemin yaşadığı acılar satırlara yansımıştır.

Yıllar boyunca birçok dostumu kaybettim. Acılar yaşadım, özlemler yaşadım, umutlar taşıdım. Fakat hiçbir zaman umudumu kaybetmedim. Çünkü insanın geleceğe dair inancı varsa yaşamın zorluklarına da direnebilir.

Bu kitabı yazarken amacım yalnızca kendi yaşamımı anlatmak değildi. Benim yaşadıklarımın birçok insanın yaşamıyla kesiştiğini biliyorum. Köyden kente göç edenlerin, emekçi olarak çalışanların, dostlarını kaybedenlerin, memleket özlemi çekenlerin ve daha güzel bir dünya düşleyenlerin bu sayfalarda kendilerinden bir parça bulacaklarına inanıyorum.

Anılar bazen insanın yüreğini sızlatır, bazen yüzünde bir tebessüm bırakır. Ama her zaman öğreticidir. Geçmişini unutan toplumların geleceğini kurmakta zorlandığını düşünüyorum. Bu nedenle yaşadıklarımızı kayıt altına almak, geleceğe bırakmak ve yeni kuşaklara aktarmak önemlidir.

Bu kitabı okuyan herkesin, yalnızca benim yaşamıma değil, aynı zamanda kendi anılarına, kendi dostluklarına, kendi özlemlerine ve kendi geçmişine de bir yolculuk yapmasını diliyorum.

Yazdığım her satırda insanı, dostluğu, emeği ve umudu savunmaya çalıştım. Bundan sonra da kalemim, halktan ve emekten yana olmaya devam edecektir.

Sevgiyle, dostlukla ve umutla…

Ali Turalı
Komünist Ozan – Kul Sefili

 

 

 

 


Yorumlar - Yorum Yaz
Üyelik Girişi
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam42
Toplam Ziyaret43070
Takvim
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar47.080447.2691
Euro53.771053.9864
Site Haritası
Hava Durumu
Saat