
Zormuş Ankara ![]() KOMÜNİST OZAN DURSUNOĞLU ALİ
ANKARA
Seyrederim yıllar vardır ben seni Üzerini bulut sarmış Ankara Beş yüz elli yıldız ışığın çekmiş Ayda sana karşı durmuş Ankara
Karanlık içinde gündüzle gecen Yıllar vardır çözülmüyor bilmecen Ay geçer yıl geçer bitmez serencen Gözü açık ”bakan” körmüş Ankara
Yıldızların gökyüzünden indiler Yoksul halkın sırtlarına bindiler Kimisi de “Susurluk” da söndüler Onlar sahte ışık vermiş Ankara
Ne yıldızlar gelip geçti mazinden Yenileri geldi, giden izinden Giyindiler Amerikan bezinden Yerli mal onlara darmış Ankara
Bu yıldızlar bize ışık vermedi Gökyüzünden aydınlığı dermedi Biri çıkıp karanlığı görmedi Onlar karanlığa yarmış Ankara
Onlardaydı bu yurdumun kaderi Yoksul halka yüklediler kederi Olmadılar karanlığın feneri Ayırımsız hepsi birmiş Ankara
Kimi çıkarına dağı düzledi Kimi gökten çeteleri izledi Kimisi güneşten yüzün gizledi Yalan, dolan, hepsi sırmış, Ankara
Işık vermez beş yüzünden birisi Boş yer kaplar ayıdan da irisi Altlarında Ceylanların derisi Kendin bilmezler oturmuş, Ankara
Kim ne der üstünden kaldırıp atsan Onları geldiği çamura katsan Artık bir fakirin elinden tutsan Bu da senin için zormuş, Ankara
Böyle gider ise bu çile bitmez Üstümüzden kara bulutlar gitmez Sahte yıldızların ışığı yetmez Hepsinin yüzü kararmış, Ankara
Sahte yıldızları başa taç ettin Aydını âlimi zindana attın Hırsızı bıraktın mazluma çattın Zalimler sende barınmış, Ankara
Yıldızların çare olmadı derde Güneşin önüne oldular perde Aydınlar çürüdü karanlık yerde Aydınlığa Hasret’lermiş” Ankara
Yurdumun başkenti “özeli” idin Hortumcu hırsızın ”güzeli” idin Kırdın kalemleri yiğitler yedin Yıldızların cellatlarmış” Ankara
Bu halinle şaşırtırsın göreni Zapt etmişsin zorbalarla Oranı Söyle yemedin mi Erdal Eren’i Cellatların dara germiş Ankara
Üzerinde darağaçları kuruldu Yıldızların başlarına derildi Nice masum canlar sende vuruldu Gencecik fidanlar yermiş, Ankara
Çoğu da aldanır süslü yapına Zenginler iş deyi gelir kapına Ulucanlar döndü ateş topuna Cellatlar ateşten kormuş, Ankara
Yıldızların çoğaldılar her yandan Gülüşleri sahte sevmezler candan Medet umdun kara, kara zindandan Yaşam değil, ölüm “dermiş” Ankara
Yıldızların ışık verdi zengine Yükseklerden inmediler engine Boyandılar kanımızın rengine Zalim kanımız içermiş, Ankara
Zengini korudun fakire vurdun Hırsız hortumcunun yanın da durdun Doğan bebemizin kanını sordun Bu da senin için “ armış” Ankara
Şöyle geri dönüp tarihine bak Kendinle övünüp bir nazarlık tak Karanlık mazinde var mı bir tek ak Örümcekler koza örmüş, Ankara
Yıldızların birer, birer kaydılar Hep isi de sözlerinden caydılar Kimi cellat oldu cana kıydılar Kimi insan değil “kermiş” Ankara
Birçoğu da şirket kurdu, batırdı Sana geldi insanlığın yitirdi Kimisi de çuvalın an götürdü Onlarda hakkımız yermiş, Ankara
Dünya tanır adın ile sanını Zindanların aldı yiğit canını Karanlıkta kalmış gizli yanını Kimler çözmüş kimler görmüş, Ankara
Siyasetin batağına sen battın Susurluk’u, Şemdinli’yi yarattın Haklıyı değil de haksızı tuttun Senin adaletin “narmış” Ankara
Emrindeydi Diyarbakır zindanı Daha kurumadı “İbo ”’nun kanı Yıllar var sevmedin yiğit insanı Senin sevdiklerin “dırmış” Ankara
Düşünmedin akıl edip bunları Dehlizlerde alır iken canları Öldürdün de çözemedin onları Aldığın sır değil “sermiş” Ankara
Zorba zalimlere sahip çıktın hep Açlık sefalete sen oldun sebep Sana yıldız oldu birkaç tane kelp Onunda “ gülleri” harmış, Ankara
Gerçek insanlara açmadın kucak Üstünde tepindi vurguncu, kaçak Kimi gemi aldı kimisi uçak Asgari aylıkta zarmış, Ankara
Sormadın halini işçi Ahmet’in Zalimin, zorbanın ederken metin Ağustos ayında köylü Mehmet’in Toprağa damlayan termiş, Ankara
Karanlıksın, yanmaz olmuş ışıklar Sana uğramıyor sefil âşıklar Mağarada yaşayan hocalar, şıklar Seni yönetene “Pirmiş” Ankara
Duman sarmış Çankaya’nın başını Yağmalamış toprağını taşını “Güllerin” içinden diken aşını Açmadan toplayıp karmış, Ankara
Bir zamanlar aydınlıktı Çankaya Oradan bakardık güneşe, aya Yıldızların doluşmuşlar saraya Kimi cahil kimi zırmış, Ankara
Yıldız ettin insan kaltaklarını Emperyalizmin yaltaklarını Peşkeş çekip maden yataklarını Demiri, altını “bormuş “ Ankara
Emekçi hakkını atarken cebe Zengine milyarlar edersin hibe On beş komünisti çekerken dibe Karadeniz kızıl kanmış, Ankara
Sonun gelmez böyle takla atarak Çeteye, mafyaya çanak tutarak Emekçinin alın terin yutarak Zenginlerin sefa sürmüş, Ankara
Emekçiye sırtın döndün, bakmadın Kış gününde ocağını yakmadın Aç kaldılar, hiç kafana takmadın Her zenginin onu yormuş, Ankara
Unutmadık Çorum ile Maraş’ı Sivas madımak ’ta yanan ataşı Biliyoruz sensin bunların başı Yıldızların emir vermiş, Ankara
Sivas tarihin de kara bir leke Geçti sanma sakın ola tehlike Söyle bunlar sığar mı bir ahlaka Bunlar ahlaksız ve hırmış, Ankara
Görmedin üstünde dönen dolabı Üç beş çıkarcının dolarken kabı Şimdi anladım ki yutmuşsun hapı Yobazlar defterin dürmüş, Ankara
Tarihinde var mı bir beyaz sayfa Faili meçhulleri kaldırdın rafa Oturmuş üstüne karanlık kafa Seni kâğıt gibi burmuş, Ankara
Anlamadık seni necisin, nesin ABD’ye karşı çıkmıyor sesin Garibanın sırtında bir kenesin Onlar kanımızı sormuş, Ankara
Dönüp de bir bak istersen geriye Götüren oldu mu hiç ileriye Şimdi şöyle beriye bak beriye Bunlarda acemi tormuş, Ankara
Hangisini sayam dert dizi, dizi Düzelttik diyorlar söyle, nemizi! Her dönemde gelen yediler bizi Hepsi birden canavarmış, Ankara
Komünist der: görmedim iyi yanın Kanın emdin insan gibi insanın Yaşamını aldın yüzlerce canın Celladı kollayıp sarmış Ankara |
|
234 kez okundu
YorumlarHenüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın |